Blogger tarafından desteklenmektedir.
RSS

Angel Eyes [Korean Drama]



Jo Jung Hee - Blue Bird(Angel Eyes OST)

Merhaba uzun zaman oldu yazmayalı.
Bu aralar ciddi anlamda kore dizilerine taktım. İki üç günde bir dizi bitiriyoruz.
Geçen 2014 yapımı Angel Eyes'i bitirdik.

Öncelikle söyleyeyim bu dizide içim çıktı. Çok ağladım, çok kızdım.
Eski türk filmlerini seviyorsanız, göz yaşı döküyorsanız onlarda doğru yerdesiniz.
Çok ağlayan biri değilimdir. Hele filmlere, dizilere ağlamam hiç -ki Babam ve Oğlum'un meşhur sahnesine kahkahalarla gülmüşümdür- ama bu koreliler beni ağlatabiliyorlar!
Annem ağlayan beni görünce bir şok oldu. Sonra diziyi bırakıp benimle dalga geçti eheh

Neyse dizimize dönersek, çoook muhteşem uhuuuu diyemeyeceğim. Çünkü keşke şöyle olmasaydı dediğim çok yer oldu. Ama bir yandan da çok sevdiğim yerleri de oldu.

İsmi hoşuma gittiği ve yeni bir yapım olduğu için hakkında yazılanlara falan bakmayıp başladım. İlk bölümü o denli güzel, sevimliydi ki bayılarak izledim.


Öncelikle genç Yoon Soo Wan ve Park Dong Joo harikalardı. Birbirlerine o kadar gitmişler ki, onları izlerken ister istemez sırıtıyorsunuz. Nam Ji Hyun ve Kang Ha-Neul ileride çok göreceğimiz genç oyuncular. İkisi de bu yaşta baya yapımda yer almışlar zaten. Nam Ji Hyun anladığım kadarıyla bir Kpop grubunda da yer almış. 

İkisinin de gülümsemesine hayran kadım. Böyle güzel gülünür mü arkadaş. Kız o kadar şirin ki saçma sapan davransa dahi kızamıyorsunuz. 

Şimdi konuya gelirsek Yoon Soo Wan annesi ile arabada tatile gidiyordur bir tünele girerler ve tünel çökmeye başlar. Yardım ekipleri gelir, o ekipte Park Dong Joo'nun babası onu arabadan çıkarır tam gidecekken Soo Wan'ı verir dönüp annesini çıkarmaya gider. Lakin patlama olur ve tünel çöker. 

Bu olaydan sonra Yoon Soo Wan kör olur, arkadaşıyla beraber eski evlerinde yaşarlar, babası bunalımda olduğu için eve çok gelmek istemez.

Yoon Soo Wan kör olmasına rağmen annesinin izinden gider gözlemevinde çalışır ve kör değilmişçesine yaşar. 

Park Dong Joo ise lise son sınıftadır çok başarılı bir öğrencidir. Annesi yemek yapar, Dong Joo sabah erken saatlerde evlere dağıtımını yapar. 
Yoon Soo Wan'ı çok beğenir onu gizli gizli izler. Onun defalarca yıldızlarla ilgili ezber yaptığını görür ve oda ezberler izlerken :) 
Bir gün okul ile beraber gözlemevine giderler orada Soo Wan'ı görür tam gidecekken kız döner geri geri gider. Dev ekranda yıldızların tanıtımını sevdiği kız yapacaktır (dizinin en güzel yeri burasıydı)
Soo Wan bir yerde tekler sinevizyonu değiştirmeyi unutur, ona gidip gizlice yardım eder. 
Konferans bitince kız teşekkür etmeden önünden çeker gider. 





Sonra ne yapar eder Park Dong Joo kızın gönlünü kazanmayı başarır. Annesi Jung Hwa ve küçük kardeşi Hye Joo ile tanıştırır ve artık Soo Wan aileden biri olur. Jung Hwa'yı kendi annesi gibi sever. 
Onların sıcaklıkları ile sarmalanır. Artık her gece "yarın umarım ölürüm" demekten vaz geçip "yarın umarım yaşarım" demeye başlar. Park Dong Joo sevdiği kız için her şeyi yapar, ona kitap okur, bungie jumping yaparler beraber, bisiklete binmeyi bile öğretir. 
Bundan sonrasını izleyin ve görün oralarda içim çıktı. 




Böyle mutlu olan insana bayılınmaz mı ya?
Sonra dizimiz bir sürü trajedinin ardından aradan 12 yıl geçmiş bir şekilde devam eder. 

Açıkçası diziye en büyük eleştirim 12 yıl sonrasını yine aynı oyuncularla yapabilirlerdi. 
Kang Ha Neul'un saçlarını kesip daha erkeksi bir hale soksalardı, Nam Ji Hyun'un saçlarını değiştirselerdi olmuştu. 
Ama gidip farklı, 30'lu yaşlarında olan oyuncular -asıl başrol- Ku Hye Sun ve Lee Sang-Yoon ile devam ettiler. 
Ha şöyle bir şey var onlarda harika oynadılar. Özellike nasıl Kang Ha Neul'un gülüşünü çok sevdiysem, Lee Sang-Yoon'un gülümsemesine de o kadar bayıldım. 
Zaten Park Dong Joo karakteri ciddi anlamda çok çok harika bir karakter. Böyle insan mı olur, mükemmel bir oğul, mükemmel bir abi, mükemmel bir aşık, mükemmel bir arkadaş, mükemmel bir doktor. 

Yoon Soo Wan ise dengesizin tekiydi hele sonlarda ciddi ciddi köprüden atasım geldi. İlk zamanlardaki hali ile sonraki hali arasında o denli uçurum var ki, tamam büyümüş değişmiş olabilir ama oturmamış kişiliği insanı bayıyor bir süre sonra. Hele o korkunç kıyafetleri ile daha bir gıcık oluyorsunuz. 12 yıl önce harika tatlı giyinen kız, felaket giyiniyor. Her bölümde o öyle mi giyinir, o ayakkabının hali ne, o ceket onunla olmuş mu diye diye bir hal oldum. 


Yoon Soo Wan'ın babası doktor Yoon Jae Boom ve Park Dong Joo arasındaki ilişki yine gözleri yaşartacak cinstendi. Çok spoiler olmasın diye anlatamıyorum çatlayacağım :)
Aşağıda da adam Fridevs Yöreoğlu gibi oluyor dedik ama ağlama şekli buymuş, normale döndü sonra.
Zaten babasını oynayan oyuncu dizilerin çilekeş aşkını yaşayamamış babası. Love Rain'de de yine bu tip bir baba olarak karşımıza çıkıyor adam üzüle üzüle bi hal oldu :)


 İkinci erkek Personal Taste, I Need Romance'lardan bilinen Kim Ji Suk.
Sevdiğim bir aktör ama gıcık olmadım değil. Dizinin sonunda ona da çok üzülüyorsunuz.
Adamın yalnız Dylan demesi beni öldürdü he. Dillllllllllllllllllııın!

Ve bir gelenek bozulmadı, dizilerde banyoda bunalıma girmiş düşünen baklavalı seksi adam triplerini gördük yine.


Bu bebiş felaket tatlıydı. Sürekli ağlaması olmasa tam yemelikti :))

İtfayeci takımını ve özellikle Park Dong Joo'nun kardeşi Hye Joo'ya bayıldım. 
Dizinin en tatlı kadını açık ara oydu. 


Dong Joo'nun marifeti. Adam Amerikadayken Soo Wan'ın her doğum gününde hediye almış biriktirmiş. Beğendiği şeyleri almış, bir sürü kayıt yapıp, mektup yazmış. Aaaa tamam böyle bir insan olmadığını varsayarak izledik.






Bu korelilerin birbirine söz verme olayı.


Olumsuzluklarına rağmen dizi gayet güzel, mekanlar ve Park Dong Joo karakteri için bile izlenir. Bu dizide çok ağladım, yeri geldi ay hasta olmuşum burnumu o yüzden çekiyorum triplerine girdim :)
Bundan sonra böyle dramlı izlemeyeceğim demiştim ama şimdi izlediğim dizi komik başladı feci drama bağladı ah bu koreliler!
Bir de özellikle 2014 dizilerinin görüntü ve çekim kalitesi çok çok iyi oldu. Dikkatimi çekiyor ciddi ciddi. Sadece mekanları için bile izletiyorlar.
Dizinin müzikleri de çok harika özellikle buraya eklediğim Blue Bird'e taktım ben. Onunla sizi bırakayım. 





İyi Seyirler...

  • Digg
  • Del.icio.us
  • StumbleUpon
  • Reddit
  • RSS

1 yorum:

kitap eylemcisi dedi ki...

izlenebilir, gerçi geçen yıl 3 günde bitiridiğim dizilerden sonra bu yıl hiç diz ya da film izlyemiyorum ama beni döndürebilecek bir şeyler arayışındayım sürekli...

Yorum Gönder